ANTİK ÇAĞLARIN OKUNASI DERGİSİ

Orijinal: Amedeo Modigliani – Chaim Soutine

Siyah beyaz bir dünya deyince aklınıza ne gelir? Sararmış kitaplar, gazete ve dergi sayfaları… Buruşmuş elleri ve gerdanları süsleyen büyüleyici takılar… Korkunç hikayeleri daha bir korkutucu kılan gaz lambaları… Hasılı kelam’lı konuşmaları bizlere ileten manyetolu telefonlar…

Solgun ve hayret verici mobilyalar… Pikaplar, transistörlü radyolar, kömürlü ütüler… Peki ya delikli paralara ne demeli? Ah o naif insan halleri…

Yaşlı, çok yaşlı fakat eskimemiş olana ne denir peki? Sağdan sola ya da yukardan aşağı farketmez… Altı harflidir hep. Peki bir ipucu daha: Az bulunurlar ve bazen pek kullanışlı olmasalar da cebimizi yakacak kadar pahalı şeylerdir…

Hayranlıkla baktığımız bütün o eski püskü şeyler bizi hayretten hayrete düşürür. O devirlerde nasıl da yapmışlar bunları filan deriz kendi kendimize… Kendi kendimiz bize verecek cevap bulamaz. Çünkü bizi şaşkınlıklara gark eden tüm o şeyleri düşünürken aklımıza önce; buruş buruş suratlı, dünya naifi tonton büyükannelerimiz gelmektedir. Anasının karnından buruş buruş suratlarla çıkan, her yaşta tonton, her yaşta naif ve elbette her yaşta ihtiyar olan büyükanneler…

Bizim sorunumuz belki de ilerleme denen o lakırdıya çok yüz vermemiz ve aynı zamanda şu fani dünyada kalıcı bir şeyler olduğuna da inandırmaya çalışmamız kendimizi… Hani dostlar arasında ölümsüzlük dediğimiz arayış…

Buruş buruş ninelerimizin şahsında cisimleştirdiğimiz o devirler var ya işte… Nasıl yapmışlar abi hayret yani? Zarafete bakar mısınız bi
dakka…

Yaşıtımız olmayan herkese yapıştırdığımız o gerizekalı yaftası olmasa hayat daha kolay olurdu belki. Antika Draje, o çok bilmiş havamızı iyice içine çekip o beyhude ölümsüzlük özlemiyle selamlıyor okurunu.

Antika Draje’de bize ses veren Ali Vahit Hoca’ya ne kadar teşekkür etsek azdır. Teşekkürün yanına bir de rica eklemekte fayda vardır belki: Hani bizim çocuklar arada dersinize geç kalacak olduklarında çok kızmayınız. Kızıp da onları bırakmayınız… Bakın her daim taze, mis gibi dergi çıkarmaktalar…

Michael Jackson’ın bile ölebildiği bir dünyada, anın keyfini çıkarabilmeniz için, Antika Draje’yi bir bardak demli çay eşliğinde okumanızı tavsiye ederim. Hani giden gitmiş bari kalanları muhafaza edelim. En güzellerimizi… Kıymetlilerimizi…

Antika Draje’yi bu hissiyatla Maradona’ya ithaf etmek istiyorum… Hey koca Diego bari sen çok yaşa…

Yazlık Draje’de görüşmek üzere…

 

Erdinç Yücel – Genel Yayın Yönetmeni

Temmuz 2009 Antika Draje sayısını okumak için tıklayınız.

Kapak İllüstrasyonu: Birkan Can Evirgen

Tasarım: Songül Yücel

Bir Cevap Yazın